BAYRAMLARIMIZI HÜSRANA DÖNDÜRMEYELİM !


kazaBir bayram daha var önümüzde; sevinç gözyaşlarımız hüzünlere dönmesin!
Geçen bayramda ne kadar “kurban” verdiğimizi saymadım, tahmin yürütmek için.
ilk günün haberleri yeterliydi. Fazlaydı… çok fazlaydı verdiklerimiz. Bir insan dahi olsa yinede fazladır diyorum!
Cahil ve şımarık; ehliyetlerini nereden ve nasıl aldıklarını bilmek ve anlamakta zorluk çektiğimiz sürücülerimizin oluşturduğu “kurbanlardı” o, sayısız trafik kurbanları.
Gördüm çılgını olan bir kitlenin, kesimin uğruna verdiğimiz “kurbanlardı”!
Arkada bıraktığımız yetim Çocuklar, gözü yaşlı anneler, babalar; henüz duvağı leke almamış gelinler… ve daha birçok iz bırakabilecek arzu edilmeyen acılar.
Nedir bu acelecilik, bu heyecan, bu şovenvari tutkumuz ?. Nedir bu saygısız ve sorumsuzca sergilediğimiz insanlık dramı ?
Nedir bu kimselere karşı kendisini sorumlu hissetmeyen tavır ahlakımız ?
Allah aşkına!…, ne zaman düşünmek ve düşünerek hareket etmek duygularımız yeşerecek… ne zaman!!!
Kara yollarımız belirli bir hız limitiyle donatılmış ve gerekli görüldüğü yerde hız limiti konulmuş, uygulanması için sanki bizlere yalvarırcasına levhalar asılmış ama; onlar bizi ilgilendirmiyor, biz bildiğimizi yapmakta yarış ediyoruz.
Yahu… hiç mi düşünmüyoruz ; bu levhalar neden konmuş?!!!
Korkarım ki ; birçok ehliyet sahipleri o levhaların bir çoğunun ne “konuştuğunu” anlamakta zorluk çekmektedir.
Bu konulan levhalar, bizim güvenliğimiz için milyarlar harcanarak donatılmış olan yollarımızın konulan levhaların anlattığı kuralları hiçe saymak şımarıklılığını nereden alıyoruz?… bu nasıl cür’ettir?
Ülkemizde üretilen Araçların ve yollarımıza konulan bu hız limitlerinden fazlasını taşıyamazlar olduğunu neden anlamak istemiyoruz ? Kullandığımız aracın güvenlik derecesini, duyarlılığını, reaksiyon tavrını neden bilmiyoruz!
Bilmiyorsak bir şeyleri yanlış ve sorumsuzca yapıyoruz demektir !.
Sükseli ve göz alıcı aksesuarlar aracımızın teknik güvencesinin ölçüsü olmadığını anlamıyoruz veya bilmiyoruz.
Konulan kuralları çiğneyerek, onları hiçe sayarak, bilmediğimizi öğrenmek yerine.. herkes kendi kurallarını kendisi yaparsa… o zaman bir trafik anarşisiyle karşı karşıya kalmaz-mıyız?!!!
Hanımlar; Beyler !
47 yıldır aralıksız araba kullanıyorum. 2 milyon km. Kadar trafikte bulundum. İnanın bana ki; her zaman ve her yerde, başkalarının hakkına saygı duydum. Trafik kurallarının önemli olduğuna inandım. Çok şükürler olsun ki, teknik arıza nedeninin dışında bir kazaya kalmadım ve bu süre içerisinde özgürlüğümün kısıtlandığına da şahit olmadım.
Özgür ve Hür olmanın bir bedeli vardır diye inandım!
Hem öyle sanıldığı kadarda pahalı olmadığının bilinciyle yaşadım! Kuralları çok kolay olan bedellerdir bunlar!
Beklediğiniz saygıyı başkalarına da göstermektir bu “bedel”.
Medeni olmaktır bu “bedel”.
Kültürlü olmaktır bu “bedel”.
İnsan sevgisidir, insanı sevmektir bu “bedel”.
Şımarık ve şovenvari olmamaktır bu “bedel”.
Kısa ve öz; insan olmaktır bu “bedel”.
Bu bedeller fazlamı?
Ödenmesi illa da hayatımıza mı mal olmalıdır!
Fazla bir şey istenmiyor bizden. Herkesin ödeyebileceği, ödemesi zorunlu olan bedeller! Hemde İnsanlığın emrettiği bedeller bunlar.
Eğer biz bu bedelleri çocuklarımıza doğduklarından hemen sonra ödetirsek/öğretirsek, zaten bunların bir bedel değil, bir ana etken olduğunu öğrenirler ve o zaman bugünkü ödemek zorunda kaldığımız bedelleri onlar ödemek zorunda kalmazlar !
İşte… !
Özgür ve Hür olmanın bedeli Çocuklarımıza vereceğimiz eğitimle başlıyor. Onların doğduklarında bir oyuncak bebek değilde… ailenin bir tam üyesi olduklarını anlamalıyız. Onları hayata hazırlamak sorumluluğunu bizden kimse alamaz olduğunun bilincini oluşturmalıyız. Onlara sınır koyup sorumluluk vermeliyiz.Çocuklarımızın kişiliklerine saygı ve sevgi duyarsak; onlarda topluma saygı ve sevgiyi öğrenirler.
Ancak, koyduğumuz yasakları neden koyduğumuzu mutlaka anlatmalıyız ! Yoksa bu günkü düşünce ve Ailede verdiğimiz terbiye ve eğitimle daha çok bedeller öderiz. İçim sızlıyor ; bazı gördüm delisi olanlar „Özgür ve Hür“ olmayı yanlış anlıyorlar. Onlarında sınırlı ve sorumlu olduğunu anlamak istemiyorlar. Özgür olmak sorumluluk ister ahlakı; olmazsa olmazlardandır.
Önümüzdeki Ramazan bayramı kanlı bayram olmasın dileğiyle….
Kalın Sağlıcakla, her şey gönlünüzce değil, gönlümüzce olması dileğiyle, Ramazan bayramınız kutlu olsun!

Mehmet Nuri Sunguroğlu
15.07.2015

Reklamlar

Hakkında Mehmet Sungur
Yaşlılarımız geçmişimiz, Çocuklarımız geleceğimizdir. Her ikisini de ihmal eylemek tamiri zor olan bir suçtur.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: