0-6 Yaş Çocuklarında Eğitimin Önemi
Yazan: Merve BAYRAKTAR
Erken çocukluk dönemindeki eğitim, kişinin ileriki yaşları için önemi büyük.İnsan ilk eğitimini aileden alır. Aileler,çocuğa nasıl bir izlenim sergilerse, çocugun da bu davranışları devam ettireceği unutulmamalıdır. Ebeveynler, ön eğitimi verdikten sonra, çocugu okula hazırlamaları gerektiğini düşünüyorum.
Öğretmenleri, sınıfı, vs. birer kapalı alanmış gibi değil de, önemli olduğunu, zevkli vakit geçirebileceklerini, yeni şeyler öğreneceklerini, en önemlisi ‘arkadaş’ edinebileceklerini anlatarak bu işe başlanabilir.- “Erken Çocukluk Eğitimi” neden önemlidir ?
Köy yaşantısından şehirleşmeye başlayan ve apartumanlaşmayla birlikte çocukların arkadaş, hareketlerinin kısıtlanması, geniş ailelerden uzaklaşmayla ve çalışan anne babaların çocugun üzerindeki bakım ve ilgisinin azalması bu eğitimi önemli hale getirir.
- peki.. ” Erken Çocukluk Eğitimi” nedir ?
Çocugun doğumundan itibaren, onu ilk okula ve kişisel yaşama hazırlayan, psikomotor (hareket) gelişimini destekleyen eğitimdir.
Aslında, ailedeki sağlıklı durum ve davranışlar psikolojik açıdan eğitiminin ilk aşamalarıdır bence.
Eğitim verirken, ödül ve cazeların yerinde ve dozunda uygulanması gerkir. Ödüller her yaptığı iş için pahalı şeyler olmamalı, küçük bir öpücüğün de ödül olabileceği benimsetilmelidir.
Ceza, fiziksel ve tehdit unsurları içerisinde olmamalı, en çok sevdikleri bir oyuncakla oynamama ya da televizyondaki bir çizgi filmi izletmemek şeklinde olmalıdır. Ağır cezalar çocuğun korku yu öğrenmesine ve psikolojik açıdan zedelenmesine neden olabileceği akıldan çıkarılmamalıdır.
çocuğun dil gelişimine gelince; Aslında en önemli eğitimden biri olduğunu düşünüyorum. İyi bir dil kazandırabilmek için;
* Kelimeleri çocukca telaffuz etmemeli,
* Çocuğun seviyesinde cümleler kurmalı,
* O’na kendini değerli hissettirmek için seviyesine inip ismiyle hitap edilmelidir
* Unutmamalıyız ki; çocuklar bizim aynamızdır.
Erken çocukluk döneminde, çocuğun vereceği refleksleri hangi boyutta vereceklerini bilmek, nasıl davranılması gerektiğini bilmek, eğitimcinin çocuğa karşı olan tutumunu bilinçli hale getirir, tabii ailelerin de. Çocuğun nelere ağlayıp, gülüp öfkelendiğini; bunları hangi duygularla yaşadığının bilinmesi bence esas bir eğitim şarkıtır bu konuda.
Yaptığım araştırmalarda, “Erken Çocukluk Eğitimi” alanında büyük katkılar olmuş.
1) Erken Çocukluk Eğitiminin gerekliliğine inanan Friedrich Wilhelm Froebel, 1840 yılında Almanya’da “Kinder Garten” ( Çocuk Bahçesi) adını verdiği ilk anaokulunu açmıştır.
2) Jean Pestalozzi’ nin 1774 yılında, kendi çocuğu üzerindeki gözlemlerine dayanarak, yaptığı çalışma, çocuk gelişimindeki ilk blimsel kayıt olarak geçmektedir.
3) Amerika Yale Üniversitesinde Arnold Gesell ve arkadaşlarının 1920-30 yılları arasında yaptığı çalışmaları, çocuktaki fiziksel ve motor (hareket) gelişim aşamasına dikkati çekmiştir.
Cumhuriyet öncesi ve sonrasında da bu dalda çalışmalar yapılmıştır. Cumhuriyet öncesi dönemde 7 yaş altı çocukları için bir bütçe ayrılmış ancak Cumhuriyet ilanının “herkez okur yazar olacak” kanunuyla ve alfabenin değişmesiyle, bütçe bu yönde kullanılmış.
Cumhuriyet öncesi dönemde Eğitimci Satı Bey, 1908 yılından önce ( 2. meşrutiyet öncesi) bazı illerde ” Özel ana mektepleri” açmıştı, ve yine İstanbul Beyazıt da “Çocuk Yuvası” açmıştır. Ancak, zamanla soylu ailelerin çocuklarının katılımıyla tamamen soylu çocukların okulu haline gelmiştir.
Yıllar önce üzerinde bu kadar çalışılan Erken Çocukluk Eğitimi ne, ne yazıkki günümüzde pek fazla revaj gösterilmiyor.
Sözüme burda son verirken, bana bu şansı veren Mehmet Sungur beye sonsuz teşekkürlerimi sunarım
Merve Bayraktar ( İMKB Kız meslek ve Teknik Lisesi, Çocuk gelişimi ve eğitimi öğrencisi



Son Yorumlar