Cuma hutbesi; 9 Eylül 2011



İslam barış dinidir

 
بِسْمِ اللهِ الْرَحْمَنِ الْرَحِيمِ
يَآ اَيُّهَا الَّذِينَ اٰمَنُوا ادْخُلُوا فِي السِّلْمِ كَافَّةً وَلاَ تَتَّبِعُوا خُطُوَاتِ الشَّيْطَانِۜ  اِنَّهُ لَكُمْ عَدُوٌّ مُبِينٌ  
Bismillahirrahmanirrahim
[Rahman ve rahim Allah’ın adıyla]
„Ey iman edenler! Hep birden barışa girin(barışçı olun), sakın şeytanın peşinden gitmeyin. Çünkü o, sizin kesinlikle düşmanınızdır.“

[Bakara suresi, ayet 208] 

Kıymetli Müminler,
İslam Dini, Allah tarafından insanlığa gönderilen son din olup insanların barış ve huzur içinde yaşamalarını amaçlamış; yeryüzünde barış ve adaletin hakim kılınmasını emretmiştir.Zira İslam, barış ve esenlik demektir. Müslüman da barış ve esenliğe ermiş, barış ve esenliği hedeflemiş kimse demektir. Yüce Allah’ın bir adı da ‚Selam’dır. Buna göre O, barış ve esenlik kaynağıdır. O’na teslim olan Müslüman, barış ve esenlik kaynağına bağlanmakla önce kendi iç dünyasında huzur ve sükuna kavuşan, sonra da tanıştığı bu huzuru dış dünyasına taşıma sevdasında olan kimse demektir.

Nitekim bütün Peygamberler de, dünyayı esenlik ve barış yurdu haline getirmek için görevlendirilmiş kimselerdir.

Muhterem Müslümanlar,
Dinimiz, günümüzde de evrensel değerler olarak kabul görmüş temel hak ve hürriyetlerden‚ ‘aklın, malın canın, neslin ve dinin‘ emniyetini temin edip insanlar arasında barışı sağlamayı hedeflemiştir. Bu konuda bir Ayet-i Kerime’de şöyle buyurulmaktadır: „Ey iman edenler! Hep birden barışa girin(barışçı olun), sakın şeytanın peşinden gitmeyin. Çünkü o, sizin kesinlikle düşmanınızdır.“[1]

Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.) de: „Kimsenin kimseye takvadan başka bir üstünlüğü yoktur“ [2] buyurarak insanların eşitliği ilkesine dikkatleri çekmektedir.

Aziz Müminler,
Barış ve sevgi dini olan İslam, haksız yere insanları öldürmeyi, kan dökmeyi yasaklar. En güzel örneğimiz olan Peygamberimiz, hayatı boyunca bunun çok ince örneklerini sergilemiştir. Kendisini öldürmek üzere gelen insanları bile affetme büyüklüğünü göstermiş; bir insanın bile öldürülmesini bütün insanlığın öldürülmesi gibi büyük bir günah olarak kabul etmiştir. “Yaratılanı yaratandan ötürü seven” o yüce insan; devamlı birbirleriyle savaşan cahiliye toplumundan; sevgi, huzur ve barış toplumu meydana getirmiştir.

Aziz müminler!
Toplumların mutluluk ve huzuru; insanların birbirlerine karşı sevgi, saygı, hoşgörü ve barış içinde bir arada yaşamalarına bağlıdır.

Şüphesiz insanlığın önceden olduğu gibi bugün de en çok muhtaç olduğu husus, insanlar arasında kardeşlik ve barışı temin etmek; kan, zulüm ve haksızlıkları ortadan kaldırabilmektir. Bu da ancak insanların birbirlerine tahammül edebilmesi, farklı renk, dil, din ve ırkların çatışma sebebi olarak değil de bir zenginlik olarak görülmesine bağlıdır.

Kıymetli Müslümanlar,
İslam’ın evrensel kardeşlik ve barış ilkelerini bugün de özenle korumak, onlara zarar vermekten sakınmak hepimiz için büyük bir görevdir.

Hutbemi Peygamber Efendimizin bir Hadis-i Şerifi ile bitiriyorum: “Ey insanlar! Hepiniz Adem’in çocuklarısınız; Adem de topraktan yaratılmıştır.” [3]


[1] Bakara, 2/208.
[2] Keşfu’l Hafa II, 326.
[3] Sünen-i Ebu Davud, 4/331.
DITIB Münster Hutbe Komisyonu/ Almanya

Yorum yapın

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Değiştir )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox.

Join 36 other followers