CUMA HUTBESİ; 21 EKİM 2011
KİBİR VE TEVAZU
Aziz Müminler!
Yüce dinimiz İslam’ın temel ahlaki kurallarından biri de; insanların kibirden, gururdan kaçınarak mûtevâzi olmalarını sağlamak ve onları dünya ve ahiret mutluluğuna kavuşturmaktır. Kibir, insanlar arası ilişkilerde kendini beğenerek diğer insanları küçük görmek, övünmek, böbürlenmek ve büyüklük taslamaktır. Allah’ın rahmetinden uzaklaşmaya sebep olan bir davranış biçimidir. Allah-u Teala, meleklere Hz. Adem (as)’e saygı göstermelerini emrettiği zaman, şeytanın bu emre karşı gelip Allah’ın rahmetinden kovulmasına ve cehennemlik olmasına sebep; kendisini büyük görüp, topraktan yaratılan Hz. Adem (as)’i küçük görmesi idi.
Başkalarını hor görmek, onlara karşı büyüklük taslamak; hasta ve dengesiz bir ruh halinin dışa yansımasıdır. Aynı zamanda kardeşliği zedeleyen bu kötü huy, kişinin insanlar tarafından sevilip sayılmasına ve Hakkı kabul etmesine de engeldir. Kibir, azamet ve ululuk; ancak Allah’a mahsustur. Nitekim yüce Allah bu hususta‘‘ Kibirlenip insanlardan yüz çevirme. Yeryüzünde çalımla yürüme. Çünkü Allah kibirlenip övünenlerin hiç birini sevmez.’’ (1) buyurarak kibrin ne denli çirkin bir davranış biçimi olduğunu belirtmiştir. Peygamber Efendimiz (sav) de ‘‘Size cehennemlik olanları bildireyim mi? Onlar katı yürekli,kibirli hilekar ve ululuk taslayan kimselerdir.(2) buyurarak kibirli kimselerin ahiret hayatındaki acı durumlarını haber vermiştir.
Muhterem Müslümanlar!
Allah’ın güç ve kudreti karşısında kendi acziyetini unutarak; sahip olduğu makam, mevki, imkan ve zenginliğine dayanarak, insanlara tepeden bakmak;
Allah-u Teala tarafından büyüklükte kendisine ortak olmaya kalkışmak şeklinde nitelendirilmiştir.
Tarih boyunca nice zalimler, mütekebbirler, Nemrutlar ve Firavunlar; Allah’a ve insanlığa karşı sergiledikleri kibir, gurur ve enaniyet yüzünden hak ettikleri cezalara çarptırılarak nefretle anılmışlardır. Bu nedenle, müslümanlar bu kötü tutum ve davranışlardan şiddetle sakındırılmışlardır.
Değerli Kardeşlerim!
İnsanı yücelten güzel huylardan biri de tevazu, yani alçak gönüllü olmak, kendini büyük görmemek, övmemek, nefsini bulunduğu dereceden daha aşağıda görmek, hoşgörülü olmak ve sosyal konumu ne olursa olsun herkese sevgi göstermektir. Mütevazı insan, nefsinde başkalarına tahakküm etme duygusunu bastırmış, etrafındakilere sevgi ve saygıyla davranma olgunluğuna ulaşmış seçkin kimsedir. Nitekim sevgili Peygamberimiz (sav)
‘‘ Kim Allah için tevazu gösterirse Allah onu yükseltir, kim de kibirli olursa Allah onu alçaltır.’’(3)buyurarak bu güzel hasleti övmüş, kibiri de.yermiştir.
Kıymetli Müminler!
Tevazu,peygamberlerin güzel huylarından olup; olgunluğun, büyüklüğün, ağır başlılığın ve kuvvetli bir imanın meyvesidir. Allah’ın rahmetini, mağfiretini ve insanların sevgisini kazanmak istiyorsak; kalbimizi kibirden ve gururdan arındırıp insanlara sevgi, saygı ve hoşgörüyle yaklaşmalıyız.
Kaynak
1 - Lokman S.,18
2- Müslim, Kitabul Cenne,-13
3- Taç, 5/51



Son Yorumlar