Cuma hutbesi 19 Ağustos 2011
Toplumsal dayanışma olarak zekat
Bismillahirrahmanirrahim
[Rahman ve rahim Allah’ın adıyla]
“Allah’a ve Resülüne iman edin ve sizi üzerinde yetkili kıldığı maldan, Allah yolunda harcayın. İçinizden iman edip de Allah yolunda harcayanlar var ya, onlar için büyük mükafat vardır.”
[Hadid suresi, ayet 7]
Kıymetli Mü’minler!
Dinimiz, toplumun huzur ve mutluluğuna büyük önem vermiş, bunun için de bir
takım esaslar koymuştur. Bu esaslardan birisi de zekattır. Yüce Allah zekatı farz
kılarak belli bir zenginliğe ulaşan kişilerin mallarının ve paralarının belirli bir
bölümünü her yıl ihtiyaç sahiplerine vermelerini emretmiştir. Ramazan ayı ise
kalplerin yumuşadığı, nefislerin terbiye edildiği, itaatin ve ibadetin doruğa çıktığı,
geride kalan bir yılın maddi ve manevi muhasebesinin yapıldığı bir aydır.
Muhterem Müslümanlar!
Zekat, İslam’ın beş şartından birisidir. Yüce Allah’ın bir emridir. Zekatını verenler,
Rabbimizin emrini yerine getirmelerinden dolayı büyük mükafata kavuşacaklardır.
Çünkü zekatın farziyeti Kuran ve Peygamber Efendimizin Sünneti ile sabittir.
Cenab-ı Hak bu konuda Bakara Suresi’nin 43. ayetinde: “Namazı dosdoğru kılın,
zekatı verin.” [1] buyurmaktadır. Peygamberimiz Efendimiz (s.a.s.) de: “İslam beş
esas üzerine kurulmuştur. Allah’tan başka ilah bulunmadığına, Muhammed’in
Allah’ın Resulu olduğuna şahadet etmek, namaz kılmak, zekat vermek hacca
gitmek ve Ramazan orucunu tutmaktır.” [2] buyurmuştur.
Muhterem Kardeşlerim!
Zekat, toplum açısından da büyük önem arz etmektedir. Zekat toplumu birleştiren,
kaynaştıran, zengin-fakir arasında sevgiyi-saygıyı tesis eden, toplumun fertleri
arasında azınsanmayacak derecede mali dengeyi sağlayan bir ibadettir. Zekat,
zenginin malının temizlenmesine ve bereketinin artmasına vesile olan, verenleri
madden ve manen huzura kavuşturan, toplumda sosyal dayanışmayı sağlayan çok
önemli mali bir ibadettir. Bu ibadeti, ihtiyaç sahiplerini düşünerek ve sadece Yüce
Allah’ın rızasını kazanmak için yerine getirenlere Rabbimiz, başta okumuşHutbe
olduğumuz ayeti kerimede şöyle buyuruyor: “Allah’a ve Resulune iman edin ve
sizi üzerinde yetkili kıldığı maldan, Allah yolunda harcayın. İçinizden iman edip
de Allah yolunda harcayanlar var ya, onlar için büyük mükafat vardır.” [3]
Muhterem Mü’minler!
Dünya malı dünyada kalır. Yalnız Allah rızasını kazanmak için vermiş olduğumuz
zekatlarımız ve sadakalarımız Rabbimizin vaat ettiği cennetine girmemize vesile
olacaktır. Onun için biz de şu mübarek Ramazan-ı Şerif hürmetine zekatlarımızı ve
sadakalarımızı Allah’ın rızasını kazanmak için verelim. Zekatlarımızla, bir fakiri
giydirebilirsek, bir yoksulu doyurabilirsek, bir yetimin gözyaşını silebilirsek, bir
öğrenciyi okutabilirsek, işte o zaman dünyada mutlu olacak, ahirette huzur
bulacağız. İşte o zaman hesabımız kolay, makamımız cennet olacaktır. DİTİB
aracılığı ile zekat ve fitrelerinizi, başta Afrika’da (Somali) olmak üzere, dünyanın çeşitli
yerlerinde muhtaç durumda olan insanlara ve bunun yanı sıra geleceğimizin
teminatı olan ve gerek Almanya’da gerekse Türkiye’de başta ilahiyat
fakülterinde olmak üzere birçok alanda eğitim gören yardıma muhtaç
öğrencilere ulaştırmak üzere gönül huzuru ile makbuz karşılığında din
görevlilerimize ya da dernek yetkililerine emanet edebilirsiniz.
Ne mutlu Yüce Allah’ın emrini tutabilenlere!
Ne mutlu zekatını ve sadakasını verebilenlere!
Ne mutlu kurtuluşa ve hidayete erebilenlere!
[1] Bakara, 2/43.
[2] Buhari, İman, 2; Müslim, İman, 5.
[3] Hadid, 57/7.
Veysel KÖLE
DITIB Fatih Camii Din Görevlisi
Zell-Atzenbach / Almanya



Son Yorumlar